Film-Kitap İnceleme Türkçe yavaş yaşam

“Tükettiğini Üretiyor Musun?”

Azra Kohen’in “Aeden” isimli kitabı beni son günlerde öyle içine aldı ki, sanki kitabın karakterleri Sonje ve Numi’yle yaşıyorum. Sanki beni sorguluyorlar her hareketimde, yargılamıyorlar ama, anlamaya çalışıyorlar neyi neden yaptığımı. Kitaptaki kadın karakter Numi’ye, kendinden çok daha gelişmiş bir varlık tarafından bu soru soruluyor:

Tükettiğini üretiyor musun?

O da safça ve özgüvenle, tükettiği besinlerin yerine her baharda tohum ektiğini, giysilerini nasıl ürettiğini anlatıyor.

Bana da soruyorlar sanki o soruyu.

Tükettiğimi üretiyor muyum?

Neredeyse hiç! Belki öğretmenlik mesleğimden kaynaklı, bilgi üretiyorum, paylaşıyorum evet, ya da bir kaç değersiz şey yazıp çiziyorum. Onun dışında hiçbir üretim yaptığım yok!

Buna rağmen yaşayıp gidiyorum, keyfime diyecek yok. Ama bu işte bir gariplik var. Ben ürettiğimden çok tüketiyorsam, bir yerde birileri ürettiğinin kat kat azını tüketiyor olmalı dengenin sağlanması için. Ve bir yerde de birileri , hiiç düşünmeden, zerre üretmeden safi tüketiyor bunun da farkındayım. Ne adaletsiz bir dünya! Yaşamayı en çok hak edenlerimiz en diplerinde dolanıyor bu spektrumun. Hayata en çok tanıklık edenler, onu deneyimleme fırsatı olmadan başkalarına teslim ediyorlar.

Bu dünyada neyi en iyi yapıyorsan onu yap, diyor Azra Kohen. Herkes öyle diyor, o ilk değil. Buna cesaretimiz var mı? Belki o zaman gidişata bir çomak sokup, tükettiğimiz kadar üretip, daha doyumlu hayatlar yaşayabiliriz. Şansımız varsa, biraz da evrimleşir miyiz?

Advertisements

2 comments on ““Tükettiğini Üretiyor Musun?”

  1. TheMinimalist

    “Ben ürettiğimden çok tüketiyorsam, bir yerde birileri ürettiğinin kat kat azını tüketiyor olmalı dengenin sağlanması için. ” Sanırım bu cümlenize katılamayacağım. Herhangi bir istatiksel veriye dayanmayıp sadece tahminsel olarak söylüyorum ki, bence artık birileri insanların ihtiyaçlarından fazlasını üreterek dengenin sağlanmaması için çabalıyor. Bu şekilde tüketim günden güne artıyor. Yine de içerik itibariyle bu kısa ve öz yazınız için teşekkür ederim 🙂

    Liked by 1 person

    • Sanki sizin yorumunuzla benimki çelişmiyor gibi geldi bana. Fakat düşüncem şu ki, denge her zaman sağlanır. Tarihin bu döneminde, tüketimin günden güne artması ile sağlanıyor. Ama bu üretim bize pahalıya patlıyor, Endonezya, Bangladeş gibi ülkelerdeki işçilerle (giysilerimizin büyük bir çoğunluğunu tüketen işçiler) bir gün yaşasak gördüklerimize dayanabilir miydik? Ya da çok uzağa gitmeyeyim, Türkiye’deki mevsimlik pamuk işçilerinin çocukları yılda en az iki kere yer değiştirdiklerinden, ne okuma yazma öğrenebiliyor ne de sosyal olarak gelişebiliyor. Kazandıkları paradan bahsetmiyorum bile. Hepsi biz tüketenlerin açlığı yüzünden.

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: