Hayır demek neden bu kadar zor?

E50A3BF6-11D4-4C84-ACF9-792EE97E5B04

8 yıl önce vejetaryen olduğumda hayır demenin ne denli zor ama gerekli olduğunu anlamıştım (artık vejetaryen değilim ama o üç sene bana çok şey kattı). Ete hayır demeliydim, bununla beraber çoğunlukla dışarıda yemeye, mangal pikniklerine, kurban bayramına da hayır demeliydim. Hayır demek,  bazen daha azına razı olmak, ama standartlarımı ve limitlerimi bilmek anlamına geliyordu. Önceleri zordu, ama sonra alıştım ve standartlarımı belirlemenin beni özgürleştirdiğini hissettim.

Fakat hayatımın diğer yönlerine bunu kolaylıkla uygulayamadım. Mesela birisi o akşam boş musun diye sorduğunda, boş olmana rağmen o akşam onunla vakit geçirmek istemiyorsan, Sheldon’ın yaptığı gibi yapamamak:

-Pardon, geç kaldım.

-Ne oldu?

-Hiç. Sadece gelmek istemedim.

tumblr_moczovoxcD1sp0cpeo4_250.gif

Böyle bir davranış sıfır süper ego, yani toplumu hiç umursamamayı gerektirir ki dağın başında inzivaya çekilmedikçe çok kolay olduğunu sanmıyorum. Fakat eğer minimalist bir hayat yaşamaya, ya da belli standartlar içinde yaşamaya karar verdiyseniz, bir sürü şeye ve insana hayır demek gerek.

Bence hayır diyememenin altındaki nedenleri anladıkça, evetlere hemen atlamak yerine kendi iyiliğimiz için, evet ya da hayır demeyi seçebiliriz.

Hayır diyemememizin altında yatan 4 neden:

 

1. Reddedilmekten korkuyoruz.

Birini  reddettiğimizde sanıyoruz ki o kişi bizi reddedecek ve artık sevmeyecek. Peki neden bu kadar kendimize güvensiziz? Biz o kişiye değer veriyorsak, o kişinin de bize ve hayat tarzımıza değer vermesi gerekli. Zaten bizi kabullenemiyorsa ortaya büyük bir illüzyon var demektir.

Anlamlı ve karşılıklı anlayışa dayalı ilişkilerde, yargılama ya da reddetme korkusu olmamalı. Eğer bir kişiye hayır diyemiyorsak, belki de, o kişiyle o kadar derin bir ilişkiye sahip değilizdir.

2. Kaba biri olarak görülmekten korkuyoruz.

Hayır diyemediğimiz için bir şeyleri kabul ettiğimizde, aslında kendimize ve önceliklerimize ihanet ediyoruz. Kibarlık ve nezaketin her zaman savunucusu olmuşumdur, ama nezaket önümüze gelen her şeyi kabul etmek değildir.

980x.gif
Cinderella (2015). Her zaman cesur ve nazik olmalıyız, değil mi?

Kabul ettiğimiz şey iş yerinde bize uzatılan küçük bir şeker olabilir örneğin. Aslında şeker yemek istememenize rağmen kaba olmamak için kabul ediyorsunuz. Aslında, bu bedeninize kaba olmaktır. Ya da size bir derneğe bağış için ricada bulunuyorlar. Herkes para verirken siz vermezseniz ayıp olacak gibi geliyor, siz de birkaç lira veriyorsunuz. Aslında o dernekle ilgili bir bilginiz veya bağış yapma isteğiniz olmasa bile. Bu gibi küçük kararlar bile kendimize içerlememize, özsaygımızı zedelememize sebep oluyor. Bu nedenle Cinderella’nın tavsiyesi benim çok hoşuma gidiyor: Hem hayır diyebilecek kadar cesur olmalı, hem de hiçbir zaman nezaketi elden bırakmamalı.

Bazı durumlarda, cevabı ertelemek de iyi bir seçenek. Düşünüp taşınıp o insana geri dönersek doğru cevabı vermesi daha kolay olabilir. Fakat hiç cevap vermemek direkt olarak hayır demekten daha kaba bir davranış diye düşünüyorum.

 

3. Yüzleşmelerden ve kavgalardan kaçıyoruz.

Bazen sadece karşımızdaki insanla kavga etmemek ya da yüzleşmemek için evet diyebiliyoruz. Bu, özellikle yakınlarımızla çok yaşadığımız bir durum. Kavga edersek ilişkiyi zedeleyecekmişiz gibi hissettiğimizden, susmak ve kabullenmek daha kolay geliyor. Aslında bu hepimizi ilgilendiren çok ciddi bir mesele. Eğer duygularımızı bu şekilde bastırmaya devam edersek, bu sesimizin hiç duyulmayacağı, ilişkide gitgide pasifleşeceğimiz anlamına geliyor. Kanımca bunun iyi büyük sonucu var: İlk olarak, kendimize ve dolaylı olarak karşıdakine olan nefretimiz, içerlememiz günden güne büyüyor. Sevilmediğimiz ve kabullenilmediğimiz hissi uyandırıyor. İkinci olarak, belki haklıydınız ama sesinizi duyuramadınız. İlişkiniz adına yanlış bir karar verilmesine göz yumuyor olabilirsiniz. Yani, sonunda münakaşa da olsa, karşıdaki insanın en azından iki seçeneği de değerlendirmesini sağlamak gerek.

4. Bencil olmaktan korkuyoruz.

tenor

Bu aslında en büyük sebeplerden biri. İnsanların her isteğini kabul ederek bencillikten ve egodan uzaklaştığımızı zannediyoruz. Kötü bir insan olmaktan ve sevilmemekten korkuyoruz. Aslında bu daha bencilce bir davranış, çünkü istemediğimiz anlarda bir şeylere evet diyorsak, bunu karşıdaki kişinin sevgisi ve onayı için yapıyoruz demektir. Bir nevi kurban psikolojisine giriyoruz. Bu yine kendimize olan saygımızı azaltıyor, kullanılıyoruz hissi uyandırıyor.

Peki ne yapabiliriz?

ac10-tech
getty images

Önümüze gelen, bize sunulan her şeye evet demek ne kadar saçma ise hayır demek de öyle. Dediğim gibi, bazı kararlarda zaman istemek en mantıklısı. Bu şekilde daha açık bir şekilde düşünebilir, gerekirse başkalarının fikrini alabilir ve daha gerçekçi ve objektif bir bakış açısıyla karar verebiliriz.

Sadece bu sebepleri anlayabilmek bile, o anda verdiğimiz kararların farkında olabilmek için faydalı. Davranışlarımızın ardındaki örüntüleri görebilirsek daha bilinçli olabilir, daha doyum sağlayan bir hayat yaşayabiliriz.

Nezaketin her zaman çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir insana karşı hem kibar olup hem de hayır diyebilmek mümkün. Bu arada, hayır aslında bize Farsça’dan gelen bir sözcük. Türkçe’de yok sözcüğü, hem hayır hem de olmayış sözcüklerini kapsıyor. Yok sözcüğü hayır‘ın aksine daha yumuşak, bu sözcüğü hayatımıza daha çok katabiliriz.

dipnot: Bu konuda yazmam için bu videodan çok şey öğrendim, size de tavsiye ederim. Video İngilizce.

Reklamlar

Hayır demek neden bu kadar zor?” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s