Evler ve Eşyalar Üzerine İki Film

Birbirinden farklı türlerde olan bu iki film, izlerken bana eşyalarla olan bağlarımızı düşündürdü. İki filmde de bu bağ yan temalar olarak karşımıza çıkmakta. İkisinden de çok zevk aldım (belki votka limon’dan birazcık daha fazla) ve ikisi de izlemeye değer.

Amerikan toplumunun aşırı tüketme ve istifçilik hastalığı yanında, eski Sovyetler Birliği’nden kopan Ermenistan’daki fakirlik ve eşyalardan vazgeçme zorunluluğu, Amerikalıların moda kavramıyla boğuşurken Ermenistan’daki küçük kasabada, aynı eşyaların sürekli el değiştirip döngüye katılması olaya daha geniş açıdan bakmamızı sağlıyor.

Hello, My Name is Doris (Merhaba, Benim Adım Doris):

hmnid

İstifçi olan annesiyle yaşayan ve hiç evlenmeyen Doris, zaman içinde bir istifçiye dönüşüyor. Öyle ki film onun çöp kenarında kırık bir lamba bulması ve onu ofisine götürmesiyle açılıyor. Gördüğü lamba, eski ve kırık olsa bile ona göre işe yarar bir eşya ve onu hemen sahipleniyor. Evi ise zaten bu tip eşyalarla dolu, yaşamayı engelleyecek bir vaziyete gelse de uzun bir süre direniyor.

Eşyalara neden ve nasıl sarıldığımızı, depresyonun hem buna sebep olup, hem de bunu tetiklemesini izlemek ilginç. Bunların üzerine bir de kendinden 30 yaş küçük birine aşık olan canım Doris’e empati ve sempati duymamak imkansız.

doris.gif

Vodka Lemon (Votka Limon):

lemon

Ermenistan’daki bir Yezidi-Kürt köyünde geçen film, Sovyet sonrası Ermenistan’ı, fakirliği, göçmenliği, işsizliği hiç mesaj kaygısı gütmeden, didaktik olmadan, realist ve mizahi bir bakış açısıyla ele alıyor. Ana karakterler, parasızlıktan, onlar için duygusal değeri çok yüksek olan eşyaları yok pahasına satmak zorunda kalıyorlar.

11.19.15_Screenings._I_am_Armenian._Vodka_Lemon_3
Hamo, ölen karısının çeyiz olarak getirdiği gardırobu içindeki kıyafetlerle satarken.

Filmde beni etkileyen sahnelerden birinde, iki karakter şöyle diyor:

  • Sovyetler sayesinde hiç aç kalmıyorduk, hiçbir şeyden mahrum değildik.
  • Özgürlükten bile mi?
  • Özgürlüğümüz yoktu, ama onun dışında her şeyimiz vardı.

Şimdi ise özgürler, ama hiçbir şeyleri yok.
Filmin sonunda öyle güzel bir piyano sahnesi var ki… Kesinlikle izlenmeli bu film.

ending1

Advertisements

2 Comments

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

%d bloggers like this: