52 küçük değişiklik bilinçli farkındalık Türkçe

52 Küçük Değişiklik 7. Hafta: Bu senin yolculuğun!

Bu haftanın konusu geçen haftaki gibi söylemesi kolay, ama uygulaması biraz zor. Eğer yılların alışkanlıklarından bahsediyorsak kırmak için bir hafta yetmeyebilir. Ama iyiye doğru atılan her adım anlamlı.

Kendimizi başkalarıyla karşılaştırmaktan bahsedeceğim bu hafta. En iyimizin, ben yapmıyorum diyenin bile şu cümlelerin birkaçını kullandığından eminim:

1.Ben onlardan daha çok çalışıyorum, neden daha az maaş alıyorum?

2.Onun için söylemesi kolay, hayat hep onun yüzüne gülmüş.

3.Onun benim kadar işi/ sorumluluğu yok. Tabii kendine vakti olur.

4.O aileden şanslı. Bense her şeyi dişim tırnağıyla kazandım.

5.Neden herkesin evi derli topluyken benimki hep dağılıyor?

6.Neden herkesin çocukları usluyken benimki yaramazlık yapıyor?

7.Keşke benim çocuğum da derslerinde daha başarılı olsaydı.

8.Herkes hayattaki amacını biliyor gibi, bir ben kayıp hissediyorum.

9.Benim yaşımdaki herkes evlendi/çocuk sahibi oldu/ iyi bir iş sahibi oldu. Neden ben yapamadım?

10.Neden benim saçlarım/cildim/bedenim de onun kadar güzel değil? Bu haksızlık değil mi?

Bunlar aklıma gelen yalnızca birkaç örnek. Ve ciddi olanlardan seçmeye çalıştım biraz da. Daha hafif, her günümüzü etkileyen seçimlerde de insanlarla kendimizi karşılaştırıyoruz durmadan. Komik bir örnek paylaşayım sizinle. Yıllar önce İzmir’de çeşme suyu temiz ve lezzetliydi. Damacana diye bir şeyi ne duymuş ne görmüştük. Bir gün bir tanıdığımızı ziyarete gittik, ilk defa orada gördüm damacana suyu. Ev sahibine neden aldınız diye sorduğumda, bizim mahallede herkes aldı, biz de aldık diye cevap verdi!

Aslında bu derece dürüstlük güzel. Çoğumuz başkaları için aldığımız kararları dürüstçe kabullenmiyor, mantıklı açıklamalar bulmaya çalışıyoruz. Hızlı modanın bu konuda çok iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. Seneden seneye trendi olan parçalar(sadece giyim değil, mobilya ve hatta dil de buna dahil) bir süre sonra miladını dolduruyor.

Etrafımızda modaya uyan çok kişi yoksa o zaman biz de takip etmeye ihtiyaç duymuyoruz (Singapurluların çoğu o kadar kötü giyiniyor ki minnacık şehirde bu kadar alışveriş merkezi nasıl iş yapıyor şaşıyorum). Ama eğer çevremizdekilerin hepsi en yeni parçalara koşa koşa gidiyorsa o zaman biz de ister istemez etkileniyoruz, bizim neyimiz eksik diyoruz, gidip biz de alıyoruz. Neden aldığımızı düşündüğümüzde mantıklı bir cevap bulamadığımız için “sevdim” “ihtiyacım vardı” — daha dürüst olursak “trendi” “herkeste var” ve daha da dürüst olabilirsek “hiç ihtiyacım olmamasına rağmen diğerlerinden geri kalmamak için, yapabildiğimi göstermek için, herkesten daha iyisi olabileceğim için aldım” diyebiliriz. Tabii gerçekte bunu diyebilecek bir kişinin farkındalığı o eylemi yapmasına engel olabilir. Ama çoğumuz “herkeste var” derecesine gelebiliyor ancak. (Yapabildiğini göstermek için almak, bence çok önemli bir konu, ama burada odaktan şaşmayayım, ileride bunun üzerine yazmak istiyorum).

Kendimizi başkasıyla karşılaştırmak küçüklüğümüzden beri bize empoze edilen, ve dahası yaşamak için tek yol olarak gösterilen bir şey. İyi notlar almak yetmez örneğin, sınıfın en iyisi olmalısın. Ben hep böyle hissettim. İlkokulda hep sınıf birincisiydim, orta okulda eğitim kalitesi daha yüksek bir muhite taşındık. O zamanki günlüklerimde en büyük endişem sınıftakiler kadar başarılı olamamakmış. Sonra lisede tüm Türkiye’deki öğrencilerin başarısına göre konumlandırdım kendimi. İyi olmak yetmiyordu, en iyi olmak gerekiyordu. Bir yandan kendim için iyi olmam gerektiğine inanıyor, bir yandan da benim başarımın diğerlerinin başarısızlığı demek olduğunu biliyordum. Böyle bir sistem içerisinde insanın kendini başkalarıyla karşılaştırmaması hiç kolay değil. Çalışma hayatımda bu başarı takıntısını yavaş yavaş attım üzerimden, ama çok zor oldu. Ya da belki de hala atamamışımdır, bu konuda kendimi daha çok gözlemlemeliyim. 🙂

İnsanların hikayesini, yükünü bilmeden onları çok şanslı, kendimizi bahtsız görmek de her gün yaptığımız bir şey. Sosyal medyanın en büyük psikolojik hasarlarından biri de bu olsa gerek. İnstagram’da geziniyoruz. Takip ettiğimiz kişiler, dünyanın en bilgili insanı, en iyi annesi, en minimalist eve sahip olanı, en en en gözüküyor. Gerçekte, ne o tam ne de ben. Ama kendimi bir fotoğrafla anlatmak istiyorum. Bu fotoğraf bir karpuzdan kesilen bir dilim gibi. Karpuzun o dilimi çok iyidir, eve götürürsün, içi çürük çıkabilir. Ama satıcı bizi kandırıp karpuzu satmıştır bile.

Kendimizi başkalarıyla (ya da başkalarının dışarıya çizdiği imajla) karşılaştırmak moralimizi kesinlikle bozuyor ve kendimize realist bir gözle bakmayı engelliyor. 2005 yılında yapılan bir araştırmada, normalde kazandıkları parayla mutlu olan insanların, komşularının daha fazla para kazandığını öğrendiklerinde mutluluk seviyelerinin düştüğü görülmüş.

Bu hafta, ne zaman kendi durumuna realist bir gözle değil de, başkalarıyla karşılaştırarak baktığını fark edersen, bunu not et. Unutma ki davranışlarımızın bilincinde olmak ilk ve en önemli adım. Ne yaptığımızın ve neden yaptığımızın farkında olursak çok daha hızlı gelişebiliriz.

Bu, senden başka kimsenin yolculuğu değil. Bu senin yolculuğun. Yolu da sana ait, yöntemi de.

52 Küçük Değişiklik serisinin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Advertisements

3 comments on “52 Küçük Değişiklik 7. Hafta: Bu senin yolculuğun!

  1. Çok yerinde tespitler,elinize sağlık… işte tam da bu yüzden bütün sosyal medya hesaplarımı kapattım. şimdi kafam çok daha rahat, hatta keşke hiç açmasaydım hiç bulaşmasaydım şu aleme diyorum, ama yaşamadan da farkı anlayamazdım…

    Liked by 2 people

    • Ne guzel yapmissiniz, ne mutlu size.. Ben henuz kapatma asamasina gelemedim ama hayatimi domine etmelerini engelledim en azindan. 🙂

      Like

  2. Pingback: 52 Küçük Değişiklik: 7 Haftanın Ardından Neler Öğrendim? – minimalist günlük.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: