52 Küçük Değişiklik 9. Hafta: Kararsızlığı Yen

Bir restorana gittiğinizde menüye bakmak yemeği yemekten daha mı çok zamanınızı alıyor? Bazen verilecek kararlar içinizi yiyip sizi uykusuz mu bırakıyor? Bu haftanın küçük değişikliği kararsızlığı yenmek.

Ben çok kararsız bir insan olduğumu düşünmüyorum, hatta bazen fazla hızlı karar veririm. Biraz sabırsızlık da olunca bünyede, bazen karar veremeyen insanlara sinirlendiğim de oluyor. Koray’sa benim tam tersim bu konuda. Söz konusu karar verme olduğunda birbirimizi çileden çıkarabiliyoruz.

Sanırım benim yaptığım da biraz ekstrem ama, bugün karar verememekten konuşalım.

Kararsız kalmanın en büyük sebebi mükemmeliyetçilik. Her şey mükemmel olsun istediğimizde, karar verme süreci uzadıkça uzuyor. Bu karar üniversite tercihleri de olabilir, kahve siparişi de. Mükemmeliyetçi biri ikisinde de kurursuz kararı bulduğuna inanana kadar son kararı vermeyecektir. Hatta tam karar verdiği anda geri dönüp değiştirebilir de. Öğrencilerimin sınav kağıtlarında da çok görüyorum bunu, çoktan seçmeli olup yanlış doğruyu götürmemesine rağmen kararsızlıktan boş bırakan da var, doğru cevabı ilk defasında bulup sonra kendi kafasını karıştırıp yanlışı işaretleyen de.

Peki gerçekten ‘mükemmel‘ diye bir şey var mı? Matematik evrenindeki gibi sonsuza dek dümdüz giden bir doğru var mı yaşadığımız evrende? Bana sorarsanız hem evet, hem hayır. Hem her şey hatalı ve kusurlu, yani mükemmeli aramak saçma; hem de her şey öyle yerli yerinde ve olması gerektiği gibi ki her şey zaten mükemmel. Hatalar da bu mükemmelin bir parçası. Bu yüzden yaptığım herhangi bir işte de, mükemmele ulaşmak değil elimden gelenin en iyisini yapmak ilgilendiriyor beni.

Bir de görüyorum ki hangi seçeneği seçersen seç, sonunda bir döngü gibi kendine dönüyorsun. Neyi seçtiğin değil, seçim yapmış olmak önemli oluyor. Evet, her seçim sana farklı yollardan katkı sağlıyor, ama hepsinin verdiği fayda aynı. Küçük büyük aldığımız her karar bizi biraz daha olgunlaştırıyor.

Bu konunun tam genel seçim dönemine denk gelmesi de beni düşündürdü. Kime oy vereceğime tam karar vermiş değildim, ama bugün verdim sanırım. İyi bir kararın delillerle desteklenmesi güzel, ama en güzel yol gösterici kalp diye düşünmekteyim.

Peki günlük hayatımızda kararsızlığı nasıl yeneriz?

Bu yazı dizisinde rehber aldığım, 52 Small Changes for the Mind kitabının yazarı Brett Blumenthal birkaç tavsiye sıralamış. (Bu arada belirtmeliyim ki, evet kitabı rehber aldım ama bu serideki çoğu yazımda kitaptan bağımsız, kendi araştırmalarım ve fikirlerim ışığında yazıyorum)

Değerlerini Öncelik Al. Değerlerinle uyuşmayan, ama pratik değeri var gibi görünen kararları baştan ele.

İçgüdülerine Güven. Benim deneyimlerim de, içgüdülerimin her zaman haklı çıktığını gösterdi.

Gerekirse Yardım Al. Sevdiğiniz ve güvendiğiniz kişilerin yardımını ve görüşünü almak, özellikle büyük kararlar arifesinde önemli. Ama etrafınızda çok kararsız kişiler varsa, en azından seçenekleri indirene kadar onlara danışmayın derim.

Seçenekleri Listele. Bazı seçenekleri gözünüzün önüne sermek her zaman aydınlatıcı oluyor. Kimseye sormadan defterinize sorun derim. İnsan yazarken bazen kaleminden neler döküldüğüne inanamıyor.

Bu konuda stoik düşünceye de göz atabilirsiniz. Stoik düşünce, en temel haliyle bir karar alırken sizi en kötü ihtimali düşünmeye teşvik ediyor. En kötü ne olabilir’i gördükten sonra karar verme hızlanıyor ve anlamlı bir zemine oturuyor.

Tahmin Edilebilir Ol. Singapur’da inanılmaz çeşitte restoran var. Benim çalıştığım okul da en işlek caddelerden birinde ve sadece 1 saat yemek aramız var. Öyle olunca herkesin sevdiği üç dört yer oluştu, başka yerlere çoğunlukla gitmiyoruz. Buralara gittiğimizde de, herkes ne alacağını genellikle biliyor. Hatta Thai restoranındaki garson hepimizin ne alacağını bizden önce tahmin ediyor artık 😊 Arada yeni şeyler denemek lazım ama 20 sayfalık menüye her gün bakmanın alemi yok. Çoğu konuda kararsız olan Koray bile yemek konusunda çoğu zaman birkaç seçeneğe bağlı kalıyor, ama yeni bir restorana gittiğimizde o menüyü hatmetmeden siparişi veremiyoruz 😊

Peki siz karar verme konusunda nasılsınız? İyi ki karar vermişim diyenlerden mi, yoksa yapmadıklarından pişman olanlardan mısınız? Bu hafta her karar verme sürecinde kendinizi gözlemleyin. Süreç gereksiz yere uzuyorsa, yukarıdaki öneriler rehberiniz olsun.

Advertisements

2 Comments

  1. ben de senin gibi hızlı karar verenlerdenim ama ben bu huyumdan memnun değilim. Sonrasında çok pişmanlık yalıyorum. Aceleci olduğum için bazen yeterince düşünmeden karar vermiş oluyorum… sanırım her zaman orta yol en iyisi

    Liked by 2 people

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

%d bloggers like this: