52 küçük değişiklik beslenme Türkçe

52 Küçük Değişiklik 10. Hafta: Yeşil Çayı Dene

Son iki haftadır meditasyon ve kararsızlık gibi daha psikolojik değişikliklere yer verirken bu hafta daha “light” bir konuya değineceğim. 🙂

Bu haftanın konusu yeşil çay.

rawpixel-561412-unsplash.jpg

Yeşil çay, uzakdoğu kültürlerinde binlerce yıldır tüketilmekte olan bir içecek. Bitki türü olarak baktığımızda bizim siyah çayımızla aynı, sadece işlenme yöntemleri sebebiyle renkleri değişik. Siyah çay üretiminde oksidasyon işlemi uygulanıyor, ve hatta bu oksidasyonun ne derece özenle yapıldığı çayın kalitesini belirliyor (beni çay ve kahve hakkında konuşturmaya başlarsanız pişman olursunuz, zira bu konuda üniversitedeyken yazdığım akademik bir makalem bile var!).

Yeşil çay bu işleme maruz kalmadığından, çayın iyi özelliklerini daha fazla muhafaza ediyor. EGCG olarak bilinen polifenol örneğin, hipokampüs’teki nöron oluşumunu artırıyor.  Kafeinin başka bir türü olarak bilinen gallotanin ise inme ve diğer beyin hasarlarını önlemeye yardımcı. Japonya’da yapılan bir araştırmada, 70 yaş ve üstü katılımcılardan düzenli olarak yeşil çay içenlerin beyinsel işlevleri daha sağlıklıymış. Yeşil çayın stresi ve kaygıyı azalttığına dair çalışmalar da mevcut.

Birkaç ay önce okuduğum Ikigai kitabında da Okinawa’da yaşayan uzun ömürlü Japonların özellikle yaseminli yeşil çayı çok sevdikleri yazıyordu. Yaseminin kokusunu hep sevmişimdir, yeşil çaya da çok yakışıyor. E bir de faydalı ise daha ne olsun.

Son altı yıldır kahve tüketimini çok abarttım, bu nedenle bir çıkış yolu aramaktayım. (alcoholics anonymous gibi oldu). Artık tamamen ağız tiryakisi oldum. Daha da kötüsü oto pilot moduna bağladım. Bazen farkında olmadan kendimi gidip kahve yapmış ya da dışarıdaysam kahve almış buluyorum. Bu nedenle bu hafta biraz kendime hakim olmak için harika bir fırsat. Yeşil çayı sevmişimdir ama kahve hep baş tacım oldu. Ayrıca uyanmak için de hep kahveye ihtiyacım var diye düşünüyordum ama 52 small changes kitaplarının yazarı Brett Blumental yeşil çaydaki kafeinin de bizi uyarmak için yeterli olduğunu düşünüyor. L-theanine adlı aminoasit kafeinle birleşince beyin fonksiyonlarının işleyişi ve uyanık kalma açısından kahve kadar etkiliymiş. Ben gece yatmadan rahatlamak için içiyordum, demek yanlışmış. Ayrıca ben bir yerlerde 2 bardaktan fazla içilmemeli diye duymuştum ama yazar en az 2 bardak öneriyor, en iyisi günde 2 bardak içmek gibi. 🙂

Bir ilginç öneri de kafeinsiz yeşil çay içmek isteyenler için. Çayın kafeini ilk 1 dakikada ortaya çıkıyormuş. Bu yüzden bardak ya da demlik poşeti kullanıyorsanız 1 dakika demleyip, sonra o suyu döküp tekrar demlerseniz kafeinin büyük kısmını ortadan kaldırmış oluyorsunuz.

Bir de matcha var. Matcha ile yaprak yeşil çay arasında çay bitkisi açısından yine bir fark yok, ama matcha yeşil çay yapraklarının toz haline getirilmiş hali. Yani matcha içtiğinizde tüm yaprağı tüketebiliyorsunuz, böylece faydası katlanıyor. Bu bahsettiğim EGCG maddesinin matcha’da normal yeşil çaya oranla 137 kat daha fazla olduğu bulunmuş. Ama tabii normal yeşil çaydan da kat kat pahalı, bu nedenle illa matcha alacağım diye düşünmeyin ama aradaki fark bu, aklınızda bulunsun. Bu arada tadı normal yeşil çaydan daha kötü, belirtmeden geçemeyeceğim, ama kullanım alanı sadece çay ile sınırlı değil, matcha latte, smoothie, kek pasta falan yapabiliyorsunuz toz olduğu için.

jason-leung-511996-unsplash
matcha latte

Bu arada ben Türkiye’de aldığım yeşil çayları, özellikle poşette olanları hiç mi hiç sevmiyorum. Gerçek yeşil çayla alakası yok (lipton, çaykur ve doğadan markalarını denedim). Bana en iyisi Çaykur’un kutuda satılan demleme usülü yeşil çayı geldi. Limonlusu da var yanlış hatırlamıyorsam. Güvendiğiniz bir aktar varsa açıktan almak da bir seçenek.

rawpixel-620233-unsplash.jpg

Bu hafta kahveyi bırakıp yeşil çaya dönmeyi deneyeceğim. Geçen hafta yavaştan  deneme sürüşü yaptım ama kendimi kahve içerken yakaladım 2-3 kez. Bu hafta dikkatim bu işte olacak. Sanırım kahveyi tamamen bırakmayı düşünmem ama nadiren yapılan şeylerin kıymeti arttığı gibi kahvemi sabah yarı uyku modu yerine daha özel anlara saklayabilirim.

Bir alışkanlık kazanırken başka alışkanlıklarla birleştirilmesi ya da arka arkaya yapılması öneriliyor. Yeşil çay alışkanlığında da böyle bir şey deneyebiliriz. Mesela 4.  haftanın alışkanlığı liste yapmaktı. Akşam yemekten sonra yeşil çayımızı içerken odaklanıp listelerimizi gözden geçirebiliriz. Ya da yoga veya meditasyondan sonra güzel bir bardak yeşil çay ile ödüllendirebiliriz kendimizi.

bonus: Bugün eve gelirken dinlediğim podcast’te (Oprah, Thich Nhat Hanh (Thay) ile konuşuyor – meraklılarına Super Soul Conversations 7 Mayıs 18) Thay çay içerken meditasyon yapın diyordu. Hah dedim Thay tam üstüne bastın! Çay bardağını eline aldığında başla diyor, nefesini, burada olduğunu hisset. O ana gir. O an, çay ve senin aranda yeni bir başlangıç. Bu şekilde bir bardak çayı bir saatte içerek meditasyon yapabilirsin, diyor. Tabii bu adama günde kaç saat meditasyon yapıyorsun diye sorduğunuzda şu an meditasyon yapıyorum diye bir cevap aldığınız için bir günde bu seviyeye gelmeyi beklemeyin ama bilin ki böyle bir seviye var. 🙂

52 Küçük Değişiklik serisinin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Advertisements

1 comment on “52 Küçük Değişiklik 10. Hafta: Yeşil Çayı Dene

  1. hayatguzel

    afiyet olsun

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

%d bloggers like this: