bilinçli farkındalık Türkçe

Arzular, Yaşam Amacı, Yetersizlik Hissi

3 sene önce, 28 Şubat günü Bilkent’in kütüphanesinde gezerken, The Call of Character (Karakterin Çağrısı) adlı kitabın ismi ve kapağı beni çekti kendine.

9780231164085

Harvard Üniversiteli felsefe hocası Mari Ruti, hayat amacımızı nasıl bulabileceğimizle ilgili bir kitap yazmıştı. Belki şimdi okusam, bu konuları son iki yıldır daha derinlemesine araştırdığım için daha iyi anlardım kitabı, ama o zaman da notlar almışım alıntı defterime. Ve belki bu kitabın kapağı ilgimi çektiği için bu konuları araştırmaya giriştim, kim bilir.

Tabii bu sürecin minimalizmle ilgilenmeye başladığım süreçle aynı zamanlara denk geldiğini hatırlatayım. Bu blogda yalnızca azaltma, alışveriş vb pratik konuları değil böyle daha derin konuları da yazmamın sebebi minimalizmin bu geçişte köprü görevi görmesi. İçine döndükçe dış dünyada biriktirdiği ve tutunduğu şeylerin anlamsızlığını farkediyor insan, bunu fark ettikçe de daha da içe dönüyor.

Siz de böyle bir süreçten geçiyorsanız dış hayatınızdaki sadeleşmenin iç dünyanızı nasıl değiştirdiğini yavaş yavaş gözlemlemeye başlamış olabilirsiniz. Yani benim için süreç, derle, topla, rahatla değil, derle, topla, sonra kafanı derlemeye toplamaya başla, sonra baktın ev dağılmış yine topla, belki de hiç rahatlama’ya döndü! Ama bu güzel bir rahatsızlık, hiç şikayetçi değilim.

Alıntılar defterimi karıştırırken bu kitapla tekrar karşılaşınca hayatın bir nasıl bir döngü olduğunu yeniden fark ettim. 3 sene önce aldığım notlar, o zaman çok anlamasam da yazdığım notlardı, şimdi bana daha çok şey ifade ediyor. Sanki kendime sonra anlayacağımı bildiğim notlar yazmışım. Bu kitabın Türkçe’ye çevrilme olasılığını çok düşük gördüğümden o dönemde not aldığım bazı bölümleri Türkçe’ye çevirmeye çalıştım. Alıntılar Mari Ruti, altındakiler benim yorumlarım. Buyrun kafa karışıklığına:

“Dünyaya geldiğimiz anda, herkesin istediğini bizim de istememizi öngören kültürel bağların dayattığı arzularla karşı karşıya kalırız, böylece arzularımızın kendi iç evrenimizden mi, yoksa toplumun durmadan tekrarladığı ekolardan mı kaynaklandığını anlamak neredeyse imkansızlaşır. Şunu bile söylemek mümkün: Bizim iç evrenimiz sandığımız şeylerin çoğu aslında toplumun dayattıklarının bir kopyası.”

Daha önce de iç sesten bahsetmiştim, bu instagram postunda. Bir toplumun söylediklerini ekolayan, egomuzu büyüten, bir de gerçekten içimizden, ruhumuzdan gelen bir iç ses var. Birini öbüründen nasıl ayıracağız peki, diye sorduğunuzu duyar gibiyim. 🙂 Şöyle diyor Mari Ruti:

“Kendimizi topluluktan tamamen ayırmak mümkün olmasa da, hala özgürlüğümüzün dereceleri var, özgünlüğümüzün de.”

“Ne zaman ideallerimizi destekleyen arzular peşinde koşarsak, gerçek hissederiz.”

İşte burada ip kopuyor. Hangi arzuların peşinden koştuğumuz önemli. Ruhumuzun istediği yere doğru gidersek, hislerimiz bize doğru cevabı verecektir, diyor Ruti. Gerçek hissederiz diyor. Hiç gerçek hissettiniz mi?

(Caroline Myss de diyor ki, biz dünyaya gelmeden önce yaradanla kutsal bir sözleşme yaptık ama dünyaya gelirken bunu unuttuk çünkü geleceği bilseydik burada yaşamak cok zor olacaktı. Fakat bir sözleşme yaptığımızı bilmek şu ise yarıyor: Burada yaşayan her canlının bir amacı olduğunu kavrıyoruz. Peki nasıl bulacağız o amacı diye soranlara şunu söylüyor: Hic kaybetmedin ki bulasın. Sadece hatırlaman lazım. Hatırlamanın en kolay yolu şudur: Neyi yaparken kendin gibi hissediyorsun? Olaya çok mistik ve çok akademik yaklaşan iki kişinin aynı fikirde buluşması heyecan verici. Peki siz hiç kendiniz gibi hissettiniz mi? )

“Lacan diyor ki yetersizlik hissimiz kadim bir duygu, yok etmesi  neredeyse imkansız, çünkü bizim toplumda yaşamak icin ödediğimiz bir bedel bu. Sosyalleşmeden önce, kendimizi ayrı bir varlık olarak görmezdik, en basit anlamıyla dünya bizdik ve biz dünyaydı.

Sosyalleşme bu illüzyonu iki seviyede kırdı: Kelimenin gerçek anlamiyla annenin bedeninden ayrılışımız, ve mecazi anlamda egoist ve narsist bilincimizin oluşması. Böyle yaparak, bizi bütünlük ve basitlik fantazilerimizden sıyırarak, bizi mahrum bırakıldığımız bir şeyin özlemi içine sokar bu ayrılık: asla erişemeyeceğimiz, hayatımız boyunca peşinden koşacağımız kayıp bir cennet. Bu kayıp cennete Lacan “o şey” diyor. “O şey, tüm arzularımızın kaynağı.”

Sanırım Lacan okumaya hazır değilim henüz ama, Ruti’nin bu anlatımı beni derinden etkiledi. Bizi bütünlükten koparan şey bilincimiz, ama aynı zamanda bilincimiz sayesinde bütünlükten koptuğumuzu fark edebiliyoruz. Belki bilincimizin üstüne çıksak, kayıp cennetin nasıl bir şey olduğunu anlayabiliriz. O zamana kadar, hep bir şeyin özlemini çekerek, yetersiz hissederek, başka türlü bir şey benim istediğim, diyerek oradan oraya savrularak geçebilir hayatımız.

“Kendimizin iyi bir versiyonunu aramak mükemmeliyetçilikle, bütünlüğe ulaşmakla, ya da acının yok olmasıyla aynı şey değildir. İmkansızı başarmakla alakası yoktur: daha karmaşık, uysal, sezgisel bir kişiliğe sahip olmak, ne kadar sınırlı koşullarda olursak olalım hayattan keyif alabileceğimizi, ne kadar alabilirsek o kadar, görmekle ilgilidir. “

Son olarak kitabın sonlarına doğru diyor ki, hayır senin hayatında O Şey’i araman, mükemmele ya da bütünlüğe ulaşmanla uzaktan yakından bağlantılı değil. O Şey’i ararken yolda buldukların senin hayattan zevk almanı sağlıyor. Tünelin ucu bombok bir yere çıkabilir, ama tünelde yol alırken sen değişeceksin, asıl önemli olan o diyor. Daha doğrusu benim aldığım bu.

Şimdi bu yazıda Pelin bize ne anlatmaya çalıştı diyebilirsiniz. Belki de bu yazının vakti daha gelmemiştir. Vakti geldiğinde burada sizi bekliyor olacak.

Advertisements

1 comment on “Arzular, Yaşam Amacı, Yetersizlik Hissi

  1. Pingback: Adım Adım Minimalizm – minimalist günlük.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: