azaltma bilinçli farkındalık minimalizm Türkçe

Adım Adım Minimalizm

Az ve öz. Minimalizmin felsefesi bu. Anlatması kolay, uygulaması emek istiyor.

Az ve öz. Minimalizmin felsefesi bu.

Anlatması kolay, uygulaması emek istiyor.

Bu yolda en büyük düşman, emeklemeden koşmaya çalışmak. Kendi ilerlememizi, başkalarıyla karşılaştırmak, yetersizlik hissi.

Bu yazıda, eski yazılarıma da atıflar yaparak, özellikle yeni başlayanlar, ya da başlayıp bırakanlar için küçük bir minimalist yaşam rehberi hazırlamayı hedefledim.

Marie Kondo’dan (Derle Topla Rahatla kitabı) esinlenenler olsun, #minsgame gibi The Minimalists‘in yönteminden esinlenenler olsun, işe azaltmadan başlıyorlar. Ben biraz daha farklı bir yöntem önereceğim.

1. Satın Alma Alışkanlıklarını Fark Et

Sade ve minimalist yaşamı benimsemeye, azaltarak değil, alışveriş alışkanlıklarınızı gözden geçirerek başlayın. Bilinçli alışveriş, minimalizm ve sade yaşamak adına atabileceğiniz en iyi adım.

Alışveriş bağımlılığını çözmeden minimalist olmaya çalışmak, her zaman geri teper. Bugün gardırobunuzu üçte birine indirir, ertesi gün bir çılgınlık yaşayıp iki katına çıkarabilirsiniz. Bu nedenle önce kendinizi tanıyarak başlayın sadeleşmeye.

Minimalizm dışardan bakıldığında fiziksel bir süreç gibi geliyor (eşyalarda ve yaşam tarzında sadeleşme). Fakat aslında büyük oranda psikolojik bir süreç. Sizi bu kadar alışveriş yapmaya iten şey ne? Şık görünmemekten, işyerinde dalga konusu olmaktan, akrabaların dedikodusundan, ya da karşı cins tarafından ilgi görmemekten mi korkuyorsunuz? Hayalinizdeki imajınız gerçekliğe uymuyor, aldığınız eşya ve kıyafetlerle bu açığı kapatmaya mı çalışıyorsunuz? Hayatınızda eksik olan ne, sizi her dışarı çıktığınızda yeni bir satınalma ile eve döndüren?

Kendinizi dinleyin. Nelere para harcıyorsunuz, kağıt kalemi alıp her gün not alın (ya da telefonunuzun notlar kısmına yazın). Her maddenin yanına, kattığı değerle ilgili bir iki kelime karalayın. Örneğin:

Ekmek: Karnımı kolayca doyurma yolu. Fakat fazla yersem şişkinlik yapıyor. Kendim yapsam daha ucuz ve katkısız olabilir, ama daha zahmetli.

Spor şortu: Spor yapacak şortum yoktu. Bu yeni giysinin beni spor yapmaya teşvik etmesini umuyorum.

Yeni bir tişört: Aslında baktım da, dolabımda altı tane daha tişörtüm varmış. Haftada bir kere çamaşır yıkadığıma göre, her gün tişört de giysem buna çok da ihtiyacım var gibi durmuyor. Ama deseni çok güzeldi. Belki eski tişörtlerimden giymediklerimi gözden geçirmeliyim.

İlk başladığım zamanlarda, bunu hep yapıyordum. Bu egzersizi yapmak, bana yıllardır hiç düşünmeden para harcadığımı gösterdi. Kendimi tanımadan, davranışlarımın ardındaki nedenleri tam anlamadan yaşamıştım yıllarca. Bunu bir kere fark edince, eski alışkanlıklara geri dönmek istemiyorsunuz. Aldığınız her şeyin bir değeri oluyor, böylece ömürleri de uzun oluyor.

2. Satın Almaya Bir Süre Ara Ver.

Fark ettiyseniz azaltmaya daha başlamadık. 🙂

Bir nevi alışveriş orucu tavsiye ediyorum, ama kendinizi yıpratmadan ve yoksun bırakmadan. Bir süre (bu bir ay olur, on gün olur) bilinçli olarak yeni bir şey almamaya çalışın. Bu halihazırda evinizde olan eşyaları daha iyi tanımanız ve kullanmanız için bir fırsat.

Benim için bu ara verme işi, özellikle mutfak için çok faydalı oluyor. Çünkü yemek yapmayı çok seviyorum ve mutfağı istiflemeye meyilliyim (bunun nedenlerini de düşünmek gerek). Kuru bakliyat, unlar, muhtelif kuru gıda ben tüketene kadar bozuluyor. Bir süre markette sadece en temel ihtiyaçları almaya odaklanırsam ancak bitirebiliyorum.

Bloga ilk başladığımda, no buy november adı altında bir deneme ayı yapmıştım. O zaman fark ettim ki insan almamaya alışırsa öyle devam ediyor. O yazılardan beri 2 yıl geçti, ama benim öyle alışveriş hevesim hiç olmadı.

Alışveriş orucunuz bir anda her şeyi almayı bırakıyorum gibi olmamalı, kendinize kriter belirlemeniz önemli.

Örneğin, ben 2016’da yaptığım denemede, kendime 4 kriter belirlemiştim. Bu 4 madde en çok kaçamak yaptıklarımdı.

img_0820

Satın Almama Ayı- Kasım

  1. Giysi almak yok (ayakkabı, aksesuar dahil)
  2. Makyaj ve cilt bakım ürünü yok (o zaman en çok aldıklarımdandı)
  3. Kitap ve kırtasiye yok (o ay kaçamak yaptığım tek alan yeni kalem ve defter olmuştu)
  4. Internet alışverişi yok, özellikle indirim hiç yok!

Sadece temel ihtiyaçlar alınacak: yiyecek, benzin, temizlik malzemesi, faturalar

Burada internet alışverişine dikkatinizi çekmek istiyorum. Minimalizm adına şimdi, hemen yapabileceğiniz en kolay eylem, telefon ve epostanıza gelen reklamları engellemek. En sevdiğiniz marka dahi olsa, acımadan engelleyin. Zaten bir ihtiyacınız olursa o markanın sitesine girebilirsiniz. İndirimler sürekli telefonunuza geldiğinde, oradan bir şey almadığınızda kendinizi para kaybediyor gibi hissediyorsunuz.

Size gelen tüm reklam mesajları ve postalarının en altında üyelikten çıkma (unsubscribe) butonu var. Yeni bir mesaj geldikçe, üyelikten çıkmaya basın. Bir deneyin, sizi alışveriş bağımlılığından kurtaracak en önemli şeylerden biri bu olacak.

Yalnız satın almaya ara vereyim derken cimri olmayın. Bu konuyla ilgili de yazmıştım, tutumluluk, cimrilik ve minimalizm arasında gri çizgiler var.

Hadi Artık Azaltmaya Başlayalım!

En eğlenceli, ya da bazıları için en acılı süreç azaltma. Fakat eğer ilk iki adımda ilerleme sağlamış, alışveriş döngüsünden kendinizi biraz kurtarabilmiş, ve hayır demeyi öğrenebilmişseniz, o kadar da acılı olmayacak.

Bu noktada, kimsenin mükemmel olmadığını, benim de hala bir ve ikinci adımlarda zorluk yaşadığım zamanlar olduğunu belirtmeliyim. Bu iki adımı tamamen fethetmeden üçüncü adıma geçebilirsiniz. Özşefkat çok önemli. Kendinize fazla yüklenmeyin, buraya kadar okuduysanız bile bu işe niyetlendiğiniz anlamına gelir. Yolu yarılamış sayılırsınız. 🙂

Azaltma ile ilgili önerebileceğim en iyi kaynak tabii ki Marie Kondo, Derle Topla Rahatla kitabı. Onunla beraber aşağıda yazmış olduğum başlangıç yazılarından faydalanabilirsiniz.

Minimalizm ve Basit Yaşamak

Makyaj Mezarlığım

Deodoranta Elveda.

Seven Day Decluttering Marathon- Yedi Günlük Azaltma Maratonu

Özellikle kıyafet ve kapsül gardırop ile ilgili olanlar:

Daha Az Kıyafetle Yaşamak (blogun ilk yazılarından, ama en çok okunan yazı bu. Demek ki milletimiz en çok kıyafetlerde sadeleşmek istiyor 🙂 )

Nereden Başlayacağım? Kapsül Gardırop 1

40 Parçalık Yaz Gardırobum: Kapsül Gardırop 2

Neden sizin de bir kapsül gardırobunuz olmalı? Kapsül Gardırop 3

Başa Dönelim: Neden Minimalizme Baş Koymuştuk?

Minimalizm benim için çok derin, hayat boyu sürecek bir yaşam tarzı. Bu üç adım sadece okyanusa ayaklarınızı sokmanızı sağlayacak. Bu adımlar birbirini takip eden değil, bir süre sonra birbiriyle iç içe geçmiş adımlar olarak hayatınızda yer alacak.  Düşündükçe, içe döndükçe, dışarıdan onay ve beğeni aramaktan vazgeçince hayatınız başka bir kanala doğru akacak. Umarım bu yaşam tarzına bir şans verirsiniz. Unutmayın, bu sizin yolculuğunuz, kimseninkine benzemek zorunda değil.

Önemli Bir Not: Eğer yalnız yaşamıyorsanız, bu hayat tarzına aile üyelerinizi zorlamaya sakın çalışmayın. Sadece örnek olun, zaten büyük ihtimalle takip edecekler sizi. Sakın birinin eşyasını haberi olmadan atmayın. Bu yolda yapılabilecek en büyük hata bu sanırım. 🙂

 

Advertisements

9 comments on “Adım Adım Minimalizm

  1. Yeni bir blog kullanıcısıyım, diyet günlüğü diye niyet edip pek de minimalleşemeyen yemelerimi yazdığım bir günlük oldu. Mutsuz insanın kendini mutlu etme yollarıdan biri yemek yeme diğeri ise satın alma davranışı, daha başka davranışlar da var tabi. Bloğu nuzu okurken günümüz insanının nelerle uğraştığını düşündüm. Eskiden yokluk vardı şimdi çoklukla uğraşıyoruz. Kurtuluş savaşının ardından düşünün insanın bile eksikliğini yaşamışız. Para yok pul yok, yetişmiş veya yetişmemiş insan yok. Şimdi ise her şey bol . Tıpkı internet çağında bilgi erişimine kolaylık olduğunda yanlış bilgi ile doğru bilgiyi nasıl ki ayırmak zorunda kaldık, bazen doğru bile olsa gereksiz bilgileri elemek zorunda kaldık, artık her anlamda daha seçici olmalıyız.Bu arada devreye ısrarcı reklamlar ve pazarlama stratejileri girdiği için sanırım okullarda bunlara karşı koyabilmenin de dersleri okutulmak zorunda kalınacak zira pazarlamacılıgın ve reklamcılığın en az 2 yıl eğitim veren okulları var.

    Liked by 1 person

    • Ne güzel söylemişsiniz. Çoklukla uğraşmamız da büyük bir illüzyon aslında. Şöyle ki, biz küçükken kaliteli bir bluzu almak için belki kaç ay para biriktirirdik. Çünkü ailemin maaşına kıyasla gerçekten pahalı olurdu. Zaten kalitesizi diye bir şey de yoktu düşününce. Çünkü üreten kişi (hak ettiği kadar olmasa da) para kazanıyordu, ailesini geçindiriyordu.
      Pamuk işçisinden ip fabrikasına, oradan konfeksiyona, toptancı ve perakendeciye kadar herkes para kazanıyor bir parça giysiden.
      Şimdi ise büyük firmalar bu işin kolayını bulmuş, dünyanın öbür ucunda, insani olmayan maaşlara, sağlıksız koşullarda çalıştırdıkları işçiler sayesinde, doğayı korumak için almadıkları önlemlerden kar ettikleri sayesinde, ucuza giyinebiliyoruz. Aslında aldığımız her giysinin üzerinde, hakkını alamayan çalışanların ve dahası yiten doğal kaynakların hakkı var, ödemeyeceğimiz kadar.
      Biz bilinçsizce satın aldıkça, bu sefer dünyanın başka yerinde birileri üzerimizden zenginleşip fakirleşiyor.

      Like

  2. bir şeyi (özellikle kıyafet ve gıda) almadan önce kendime şu soruyu soruyorum;
    *buna gerçekten ihtiyacım var mı yoksa bu bir istek mi ? bir sonraki gelişimde yine almayı düşünecek miyim bakalım?sonraki gelişimde eğer yine almayı istersem kendime söz alacağım
    bir sonraki alışveriş faslında ( en az 1 hafta sonrası) hala almayı düşünüyorsam alıyorum. böyle yapa yapa alışveriş alışkanlığım ciddi anlamda köreldi.
    hadi mağazaları dolanalım alacak birşeyler bulurum elbetten “ne yapacağım mağazada birşeye ihtiyacım yok ki ” durumuna geldim.

    Liked by 1 person

    • Harika bir yöntem. Benim için de “olmasa da olur mu?” sorusu işi çok kolaylaştırıyor.
      Bazı mağazalar var, her hafta stok değiştiriyorlar. Sanırım sizin gibi soru soran insanları alt etmek için bulunmuş bir yöntem. Haftaya alırım diyorsun, ama haftaya bulamıyorsun, kaybetmişlik duygusu bir sonrakinde düşünmeden almaya koşullandırıyor.

      Like

      • bir süre o her hafta stok değiştiren mağazaların birinde çalışmış biri olarak söylüyorum “ne giyeceğinize siz karar verin lütfen onlar değil =) “

        Liked by 1 person

  3. Ben de bir aralar girişimde bulundum ama ne yazikki kitaplik bölümüne geldigimde duraksadim kitaplar icin nasil bir tuyonuz var acaba kıyafet esya degilde kitapları nasil en aza indirecegiz

    Liked by 1 person

    • Çok güzel bir soru. Aslında bir ara üzerine uzun uzun bir yazı yazayım. Koca bir kitaplığım vardı, belki üç yüz kitap, tam hatırlamıyorum.

      İçlerinde asla vedalaşmayı düşündüklerim olduğu gibi, eh, meh dediğim, ve hatta hiç okumadığım, bir gün okurum elbet, dediklerim de vardı. İlk aşamada, çevirisi kötü olduğunu düşündüklerimi, bir daha referans için bile olsa bakmayacaklarımı üniversitenin özgür dönüşüm grubuna ekledim, saniyeler içinde yeni sahiplerini buldular. Üniden kalan ders kitaplarımı da öğrencilere bağışladım. Bu elli kitap falan etti.

      Sevdiğim ve arkadaşlarımın da seveceğini düşündüğüm kitapları, içindeki alıntıları yazdıktan sonra arkadaşlarıma verdim/ veriyorum. Bu süreçte de elliden fazla kitap vermişimdir. Kitabın fotoğrafını çekip arkadaşıma gönderip soruyorum: Bu kitabı okumak ister misin? Cevap evetse hediye ediyorum.
      Artık yeni kitap almamaya çalışıyorum, özellikle yurtdışında yaşadığım ve kitaplar çok ağır olduğu için. E-kitap olarak indirip tabletten okuyorum ya da kütüphane. Yeni almamak da azalmanın büyük bir parçası.

      Like

      • Kesinlikle cok mantikli çevreye dağıtmak hem insanlar icin guzel bir sey hemde ikinci el kitap satan yerlere vererek disardaki insanlari daha kolayca buyuk paralar vermeden bilgiye ulastirmak e kitap olarak kinndle baya merak ediyorum eminim buyuk kolaylik sagliyordur yazdiginiz yazi icin ve cevaplamaniz icin cok teşekkürler😊

        Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: