52 Küçük Değişiklik 46. Hafta: Dokun

Posted by

Bu değişiklik aslında “52 Small Changes for the Mind” kitabında 41. haftanın değişikliğiydi. Ama nedense kendimi ikna edemedim ve bunu atlayıp diğerlerinden devam ettim.

Fakat dün Teal Swan bu videoyu yükleyince bu değişikliğinin zamanının geldiğini fark ettim. 🙂 Teal Swan’ın çok güzel anlattığını düşünüyorum, eğer İngilizce biliyorsanız hemen izleyebilirsiniz, ben de Türkçe altyazısını çevirmeye çalışacağım bu hafta. Böyle çok sevdiğim videoları Türkçeye çevirmeye çalışıyorum bazen, gerçek zamanlı dinlerken edindiğimden çok daha fazla bilgi ve görüş kazanıyorum bu şekilde.

Dokunmak Çok Mu Önemli?

Dokunmak sağlığımız için çok çok önemli aslında, ama bizim toplumumuz örneğin bu konuda biraz daha şanslı. Ailemizle olduğu kadar arkadaşlarımızla da dokunarak iletişim kuruyoruz. Gözlemlediğim kadarıyla Asya toplumlarında da durum az çok böyle. Ama batı toplumlarında genellikle insan hakları, taciz, çocuk hakları gibi konulardan ötürü dokunmak yalnızca çok yakın olduklarınıza yönelik bir davranış oluyor.

Aslında biz de bu iki anlayışın tam ortasında gibiyiz. Örneğin eğitim fakültesinde bunun bana öğretildiğini hatırlıyorum: Yanlış anlaşılmalara fırsat vermemek için öğrenciyle fiziksel temastan kaçın. Bu benim için çok zor olmuştur her zaman, çünkü öğrencimin omzuna küçük, güven verici bir şekilde dokunmayı, ya da sırtını sıvazlamayı isteyebiliyorum bazen. Ama içimden bir ses yanlış anlaşılma ihtimallerini hatırlatıyor.

Buna karşın öğretmenliğin ilk yıllarında, özellikle 7 yaşındaki öğrencilerimle sürekli sarılma üzerinden bir iletişimim vardı. Teneffüslerde eğer ben nöbetçiysem yirmi öğrenciyi birden bana sarılırken görebilirdiniz 🙂 Ve bu anlar benim için çok zor geçen o ilk yılın kurtarıcı anlarıydı. Bazen de dersin son beş dakikası gelip sarılırlardı. İnsana bu kadar iyi hissettiren, oksitosin salgılattıran bir eylemden vazgeçmek zorunda kalıyoruz büyüyünce. Ve bu gerçekten çok acı.

Şimdi farklı milletlerden insanlarla tanışınca buna dikkat etmeye başladım. Arjantinli öğrencim ilk dersimizden sonra bana sarılınca çok şaşırmıştım mesela. Çünkü Singapur’da alışmışım uzak duran öğrencilere. Dürüst olmam gerekirse, birbirlerine fiziksel temaslar yüksek ama bana değil. Çinlilerden yalnızca dönem sonu sarılan olurdu, Koreli ve Japon desen zaten onlar bir metre geriden ve yerlere eğilene dek selama duruyorlar 🙂 Taylandlılar bir bizim gibi sıcak kanlıydı, benim Arjantinli gibi her gördüğünde sarılan. Bazı milletlerde de kendi cinsine ya da karşı cinse dokunmak tabu ya da dini açıdan uygunsuz.

Defalarca yapılan araştırmalarda, fiziksel temasın hem aile içi, hem de arkadaşlık düzeyinde iyi etkileri bulunmuş. Hatta 1940’larda Harlow’un maymunlar üzerinde yaptığı kontrollü bir deneyde, fiziksel temasın bebekler için hayati olduğu ortaya konmuş. Doğduğu andan itibaren annelerinden ayrılan bebek maymunlara iki maket verilmiş: Telden yapılmış ve süt sağlayan bir anne maketi, ve peluştan yapılmış ve besin sağlamayan bir anne. Bebekler su götürmez bir şekilde peluş maketi seçiyorlar ve aç kalmak pahasına ona sarılıyorlar.

Bir de 1940’da Bowlby’nin insan bebekleriyle yaptığı deney var. Öyle ki araştırma yarıda bırakılmak zorunda kalınmış, çünkü kontrol grubunda, anneden gelen fiziksel teması sınırladıkları, sadece besledikleri bebeklerin yarısı ölmüş. Fakat bu ölümlerin hiçbir fizyolojik sebebi bulunamamış.

Tiffany Field’ın 2002 araştırması da daha iç açıcı. Erken doğmuş bebeklere masaj yapmanın etkilerini araştırmışlar. Prematüre bebekler için en önemli gelişme kilo almak olduğundan, bunu gözlemlemişler. Masaj terapistlerini de yaşlı gönüllülerden seçmişler, çünkü dokunmanın onlara da iyi geleceğini düşünmüşler. Sonuç: 5-10 gün boyuca sadece 15 dakikalık seanslar alan bebekler diğer bebeklere oranla yüzde 21 ila 47 arası kilo artışı olmuş. Hatta bu deney başta çok tartışılmış çünkü prematüre bebekler mikrop kapmasın diye çok fazla insan temasına izin verilmiyor. Ama bu araştırmanın sonuçları harika olmuş.

Biz ne kadar inkar etmeye çalışsak da sanırım dokunmaya çok ihtiyacımız var. Tabii ki sevgi dolu dokunuşlara. Bu hafta kimler bizimle nasıl fiziksel temasta bulunuyor, biz nasıl temaslarda bulunuyoruz, bu daha verimli hale getirmek için ne yapmalıyız, biraz düşünelim..

52 Küçük Değişiklik serisinin diğer yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Minimalist Günlük’ün Facebook sayfasına buradan, instagram sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Faydalandığım Kaynaklar:

Blumenthal, B. (2015). 52 small changes for the mind: Improve memory, minimize stress, increase productivity, boost happiness.
Field, Tiffany (2002). Preterm infant massage therapy studies: an American approach. Link:
https://pdfs.semanticscholar.org/f481/3fbb226123f847607fa460f42fae2f362332.pdf
Harlow’s Classic Studies Revealed the Importance of Maternal Contact. Link:
https://www.psychologicalscience.org/publications/observer/obsonline/harlows-classic-studies-revealed-the-importance-of-maternal-contact.html
McLeod, Saul (2017). Bowlby’s Attachment Theory
https://www.simplypsychology.org/bowlby.html

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.